SELAM SOSYALLER !

Allah’ımm nasıl özlemişim buraya yazmayı. Biliyorum sevgili okur, araya baya zaman girdi bu sefer. Ama bilirsiniz, hepimizin durup dinlenmeye ve de düşünmeye çekildiği zamanlar vardır. İşte bu da öyle bir şeydi. Konuyu çok ta fazla dramatize etmeden size bir kitaptan bahsetmek istiyorum (Böyle damdan düşer gibi olacak ama ne yapalım, uzun zamandır yoktum, hızlı hızlı telafi edelim, değil mi?)

Şimdi öncelikle şu zamana kadar hem benim hem de diğer editör arkadaşlarımın yazdığı kitaplarda, önemi daima vurgulanan fakat ayrıntısına girilmeyen bir kavram vardı. İÇERİK !

Evet, İÇERİK. ” Pazarlama, mükemmel içerikler sunmaktır.” Dünyadaki tüm pazarlama profesyonelleri ve diğer girişimcilerin ağzından düşürmediği bu cümleyi defalarca duyduk ve okuduk. Peki ama o içerik nasıl yaratılır? Kuralları nelerdir? İşte bu kitap tam da bu noktada devreye giriyor. Ann Handley ve C.C. Chapman’ın birlikte kaleme aldığı kitabın adı; DİJİTAL ÇAĞDA İÇERİK YÖNETİMİNİN KURALLARI.

Hadi sıvayalım kollarımızı ve dört kısımdan oluşan kitabımıza şöyle bir göz atalım.

Öncelikle kitabın ilk kısmı; harika içerikler yaratmanın kurallarından tek tek bahsediyor ve her maddeyi tek tek açıklığa kavuşturuyor. İkinci kısımda; geliştirmek isteyeceğiniz farklı türden içerikleri açıklıyor ve tüyolar veriyor. Üçüncü kısmı ben çok sevdim.  Burada insanları kendine bağlayan içeriklere örnek olarak on adet olay çalışması sunuyor. Kulağa hoş geliyor, değil mi? Vee son kısımda ise; içerik geliştirme çabalarınızı ölçümlemek için kullanabileceğiniz pratik bir ‘ İçerik Kontrol Listesi’ sunuyor. İşte bu kadar !

Haydi ilk kısımdan başlayalım ;

İÇERİĞİN SAVUNUCUSU

İçerik nedir?

İçerik; yaratılıp bir web sitesine yüklenen her şeyi ifade eden kapsamlı bir kavramdır: sözcükler, görseller, araçlar, orada bulunan diğer şeyler.( Yani hakkımızda kısmından tutun da, Sıkça Sorulan Sorular’a kadar bizim içeriğimizi oluşturuyor.) Ha bu arada kendi sitemiz dışındaki yerlerde yayınladıklarımız da ( Mesela Facebook sayfamız, Twitter mesajlarımız) diğer içerik biçimleridir.
Ve esas marifet, mecrası nere olursa olsun, içeriği daima cazibeli hale getirmekte. Bu sayede sitemizi ziyaret eden gezginler alıcılara, müşteriler düzenli alıcılara, tutkulu hayranlara, elçilere ve yeri geldiğinde savunuculara dönüşecektir.

İşte bu yüzden olağanüstü şeyler yaratın. Ardından da o yarattığınız şeyleri müşterilerinizle bağlantı kuracak anlamlı sohbetlerin temeli olarak kullanın. Sohbetlere yol açan içerik, müşterilerinizle sadece bağlantı kurmakla kalmaz ayrıca, çevrimiçi içerik işiniz açısından ilgi uyandırmanıza yardım eder ve bağlantılarınızı yayarak bir elçi görevini üstlenir. Bu yüzden, içeriği daha fazlası olarak, bir sayfadaki sözcük ve görüntülerden daha fazlası olarak kabul edin. Nasıl ki bir insan et ve kemikten, saç ve dişten daha fazlasıysa iyi içerik de metinlerden, grafiklerden, videolardan daha fazlasıdır. Markanızın vücut bulmasıdır.

Peki içerik, spesifik olarak başka neler yapar?

* Müşterileri çekmek
* Müşterilerinizi satın almayı düşündükleri bir şey hakkında eğitmek
* Direnişin üstesinden gelmek ve itirazları ele almak
*Sektörünüzde güvenirliğinizi, itibarınızı ve uzmanlığınızı tesis etmek
* Sosyal ağlar yoluyla kulaktan kulağa yayılmak
* Bir hayran tabanı yaratmak
* Ani satın almaları tetiklemek
* Hikayenizi anlatmak

Üstteki son maddeye dikkat. Çünkü bu son madde aynı zamanda ‘’ İçerik Nasıl Oluşturulur?’’ sorumuzun yanıtı.
HİKAYE YARATIN!

Bütün iyi film ve kitaplar aslında hikâyeyle ilgilidir. İlgi çekici ve çatışma içeren bir hikâye olmaksızın, diğer unsurların pek bir anlamı yoktur. Kitabımızdan bir alıntıyla bunu örnekleyelim:

‘’ Oğlanla kız tanışırlar.
Birbirlerine aşık olurlar.
Oğlan kızı kaybeder.
Oğlan hikâyenin büyük bir kısmı boyunca acılar çeker.
Nihayet birbirlerine kavuşurlar.
Evlenirler. ”

Peki hikaye şöyle olsaydı:

” Oğlanla kız tanışırlar.
Birbirlerine aşık olurlar.
Evlenirler. ”

SIKICI, değil mi?
O zaman olağanüstü şeyler yaratın. Ardından da o olağanüstü şeyleri müşterilerinizle bağlantı kuracak anlamlı sohbetlerin temeli olarak kullanın. İçeriğinizi daha fazlası olarak, sözcük ve görüntülerden daha fazlası olarak kabul edin -markanızın bir uzantısı olarak- Nasıl ki bir insan et ve kemikten daha fazlasıysa, iyi içerik de metinlerden, videolardan ve grafiklerden daha fazlasıdır.

Biraz da İçeriğin Kurallarından bahsedelim. Yazarımız ikinci kısma şu cümleler ile başlıyor : ” Mükemmel içerik, büyük önem taşır. Ancak yeterli değildir.” Yani demek istiyor ki, aynı zamanda bir dizi başka hedefe ulaşan ve iyi içerik kurallarını dikkate alan materyaller de geliştirmelisiniz. Çünkü, artık hemen herkesin kendi iletilerini girdiği blogları ve videoları var. Tüm müşteriler bilgiyi çevrimiçinde arıyor (-ki büyük şirketlerin çevrimiçi içeriğe yatırım yapmalarının sebebi de budur). Bunca kalabalık arasında farklı olmamak, yok olmakla aynı anlama geliyor. Şimdi Yaratıcı İçerik Kuralları’na geçelim.

1. Yayıncı olmayı kucaklayın : Yani bir şirket ya da her neyseniz, müşterilerinizin dönüp bakabilecekleri bir kaynak haline gelmeniz gerekiyor.

2. Bilgi orjinalliğe ilham verir: Kendinizi herkesten daha iyi tanıyın. Marka hikayenizi net bir şekilde açıklayın.Müşterilerinizin uykularını kaçıran şeyler neler? Endişeleri ve amaçları neler? Markanız günlük yaşamlarında onlara nasıl yardımcı olacak?

3. Harekete geçirin: Neden yaratıyorsunuz? İyi içeriğin daima bir hedefi vardır; bir niyetle yaratılır. Böylece de eylem tetikleyicilerini beraberinde getirir.

4. İnsanca konuşun: Saçma şirket kelimelerini def edin.

5. Geri dönüştürmeyin, yeniden tasarlayın: Geri dönüşüm sonradan gelen bir düşüncedir. İyi içerik daha başından farklı plaformlar ve formatlar için yeniden tasarımlanır.

6. Paylaşın ya da çözün: Yani diyorki, iyi içerik çığırtkanlıkla satış yapmaz. Bunun yerine sizi ürünlerden bağımsız bilginin güvenilir kaynağı olarak konumandırarak değer yaratır.

7. Sadece anlatmakla kalmayın gösterin: İyi içerik vaaz vermez ya da ısrarla satış yapmaz. Bu yüzden ürününüzün dünyada nasıl yaşadığını gösterin.

8. Beklenmedik bir şey yapın: İçeriğinize süprizler katmak, müşterilerinizin sizi viral olarak yaymalarına sebep olacaktır. Şaşırtın onları!

9. Kamp ateşini harlayın: İyi içerik müşterilerinizin birbirleriyle olan etkileşimlerini kıvılcımlandırır.

10. Kanatlar ve kökler yaratın: İçeriğiniz hem sapasağlam yerinde dursun hem de bambaşka yerlere uçabilsin.

11. Güçlü yönlerinize odaklanın: Bu bence en önemlisi. Yani bir sürü içeriğiniz olabilir ama bu, bunların hepini her yerde yaymanız anlamına gelmiyor. En güçlüsü ve en işe yarayanı ne ise onu yollayın gitsin !

Şimdiii üçüncü ve de en önemli kısma geldik. Yazar burada, yukarıda saydığım kurallardan bir kaçını ayrıntılarıyla ve örneklerle açıklıyor. Ve de bu kuralları nasıl uygulayabileciğimiz hakkında tüyolar veriyor. Mesela gazetecilikte iyi bir haber hikayesinin temelini dört N bir K oluşturuyor, değil mi? İşte tıpkı gazetecilik gibi iyi içerik stratejisi de, anlatmak zorunda olduğunuz hikayeye ve kendinize çekmek istediğiniz hedef kitleye odaklanır.Bu teme dört N bir K, müşterilerinize, onların ihtiyaçlarına, tercihlerine vs. odaklanmanıza yardım eder. Gazeteciliğin aksine içerik stratejiniz NEDEN ile başlamalıdır.

* Neden içerik yaratıyorsunuz?
* Hedef kitleniz kim? Si kimsiniz?
* İçeriğin ne elde etmesini istiyorsunuz?
* İçeriği nasıl ve ne zaman geliştireceksiniz?
* Nerede yayınlayacaksınız?

Yani; kafanızın içinde yaratmak istediğiniz içerik türlerine ait bir fikriniz olabilir. Ustalıkla tasarlanmış ve müşterilerilerinizi ellerinde paralarla koşa koşa getirecek muhteşem şeylere dair büyük vizyonlarınız olabilir. Oysa gerçek şu ki stratejik bir planınız yoksa, başarısızlığa mahkumsunuz!

Bir de KİM sorusu var. Hedef kitlemiz kim? Kaç yaşında ve çevrimiçindeki zamanını en çok nerede harcıyor? Webe nasıl erişiyor? Ne istiyorlar? Ve siz ne yapmalarını istiyorsunuz? Öncelikle bu soruların yanıtlarını bilmemiz gerekiyor. Soruları hallettikten sonra ise sıra Ölçümlemenin Nasıl Yapılacağına geliyor. O da şu şekilde :

Blogcular için: Kaç aboneniz var? Ya da sitenizle bağlantı kuran diğer sitelerin sayısı. Bunları Google, Yahoo ya da Bing sizin için görüntüleyebilir. Blogunuza yorum yapılıp yapılmıyor mu? Sosya onayınız var mı? Bunlar blogcular için ölçümleme yöntemlerinden bazıları.

Fotocular ve yahut Videocular için: Paylaşımlarınızın görüntülenme sayısı bir ölçümlemedir. Bunu zaten biliyorsunuz. Ek olarak eğer birden fazla hizmet kullanıyorsanız TubeMogul kullanabilirsiniz. Ha bir de puanlamalar, beğeniler…

Webbinerler: Kayıt formunuzu kaç kişinin doldurduğu ya da etkinliğe kimlerin gerçekten geldiği, semineri daha sonradan kimlerin izlediği de bir ölçümleme yöntemidir.

Kitapta anlatılacak daha çok şey var. Ama inanın hepsini buraya yazsam, hem bu yazı uzar gider hem de büyüsü bozulup sıkıcı bir hal alır. O yüzden kısaca toparlamak istiyorum. Her şeyin dijitalleştiği çağda, sesinizi duyurmanın en iyi yolu dijitalliği daima insanlıkla harmanlamaktan geçiyor. Yani, hislerinizle yaklaşacaksınız sosyal mecralara. Ve kim olduğunuzu bilin, mecranız her nereyse sağlam bir duruşunuz olsun orada. Karşınızda kimlerin olmasını istediğinizi bilin ve onları iyi gözlemleyin.( Neredeler, nelerden hoşlanırlar?) İstediklerinin ne olduğunu belirledikten sonra kendi mesajınızı basitleştirip, sohbet edercesine onlara sunun. Sonra da ölçümlemeye başlayın, işte bu kadar!

Bir başka kitapta görüşmek üzere. Keyifli okumalar !

Kitabımızın Bülten ve Künyesi:

Yazar: C.C.Chapman , Ann Handley
Yayınevi : Mediacat Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 381
Baskı Yılı: 2012

0000000421553-1

Satın almak için, tıklayın.

Yazar Hakkında

Ailesiyle girdiği en ufak münakaşada "Sen bizle anlasamıyon,halkla nasıl ilişki kuracan!" cümlesini duyan ve her duyduğunda etrafına adeta, annesinin akşama solucan yerine karnıyarık getirdiğini gören bir leyleğin şaşkınlığıyla bakan, bir garip PR'cı. Ha bir de not: Asansörü çağırıp beni aşağıda bilmem kaç saat bekletenleri hiç sevmem, lütfen!

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.