Başta sosyal ağlar olmak üzere internet üzerinden hedef kitle ile iletişim dendi mi “content is king (içerik kraldır) abi” cümlesini sıklıkla duyuyoruz. Hatta bu mottoya karşı çıkan “story is king (hikaye kraldır) babayaro” gibi cümleleri de duymaya alıştık. Dijital alemde kingler tartışıla dursun, bir kenarda sessiz sakin duran ama internet ticari hayatımızın içine girdiğinden bu yana hep aktif rol almış olan bir padişah var ki o da reklam.

Şu önemli, reklam görmekten memnun olan var mı?

Hepimiz, özellikle seyrettiğimiz filmi bölüp içine giren, izlediğimiz maçı küçültüp bant olarak ekrana dalan, okumaya çalıştığımız 150 sayfalık dergilerin kapağından itibaren ilk 99 sayfasını ve son 49 sayfasını oluşturan bu reklamlara fena halde gıcığız. Süha Turizm’in Kayseri-Ankara seferini yapan 2+1 Neoplan otobüste hostesin verdiği Eti Cin’i yiyip kahvemizi içerken seyrettiğimiz koltuk arkası ekrandaki filmin o en civcivli yerinde birden giren Bağdat Pöç’ün reklamını kim görmek ister ki? (Reklama sinirlenmeyin, eğer Kayseri’ye geldiyseniz mutlaka Bağdat Lokantası‘nda Pöç yiyin..)

Devamlı araya giren, bölen reklamlar kesinlikle rahatsız ediyor ama reklam sayısı azalmak yerine ha bire artıyor. İster YouTube ister Instagram, ister Google ister mobil, her ortamda, o mecranın kendi şahsına münhasır mutlaka reklam veriliyor.

Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırma*, tüketicilerin %66’sının reklamlardan rahatsız olduğunu, artık gına geldiğini ve hatta reklamlar başlayınca hemen kanal değiştirdiğini belirtmiş. Yine aynı araştırmaya göre Amerikalı’ların yaklaşık%20’si, İngiliz’lerin ise yaklaşık%25’i sürekli olarak kendini sıklıkla rahatsız eden bu reklamları yapan markaya olumsuz gözle baktıklarını ve o markayı tüketmeyeceklerini söylemiş. Ya söylediklerini yaparlarsa??? Haydaaaaa!!!

Reklamı seyretmekten vaçgeçmek hadi bir nebze kabul edilebilir olsa da, artık o markanın ürününün alınmayacak olması işin rengini değiştirir. Ne yapsın o işletmeciler? Reklam vermesinler mi? Reklamcılar evlerine ekmek götürmesinler mi? Süpürge tohumu mu yesinler?

Yemesinler elbette, ama ne yapmak lazım? Reklamın nasıl verileceğini bilmek lazım. İnsanları sıkmadan, bunaltmadan, filminin içine girmeden, okuduğu dergiyi bölmeden reklam vermek. Belki eğlendirerek, belki sosyal bir bilinç oluşturarak, belki de ferdi kazanç sağlayarak. Bunu yapan reklam verenler ve reklamcılar havyar yemeye kaldıkları yerden devam edebilirler…

Aytaç Mestçi’de “İnternette Reklamcılık – Tanıtım ve Pazarlamanın Yeni Rekabet Alanı” isimli kitabında sıklıkla kullandığımız ve aktif olarak yer aldığımız internette, hangi platformda nasıl reklam verilmesi gerektiği akıcı bir üslupla anlatıyor.

Mestçi kitabına rahat olmanın, cesur olmanın, dinlemenin, konuşmanın, espri anlayışı edinmenin eğer internette reklamı konuşuyorsak ne kadar önemli olduğunu belirten bir manifesto ile başlıyor.

Konvansiyonel mecranın aksine, internetin yapısı gereği var olan avantajlarının reklam ortamında da aynen geçerli olduğunu; deneme yapabilme, bilinirlilik arttırma, imaj geliştirme, ilgiyi ölçümleme, kapsamlı bilgi ve cevap alabilme, anında müdahale edebilme, nokta atışı yapma gibi imkânların reklam verene çok ciddi kazançlar sağlayacağını ortaya koyuyor.

İçeriğin ve internet reklamcılığının ne olduğuna dair tanımlamaların yer aldığı kitapta, dijital alemde verilebilecek neredeyse tüm reklam çeşitleri, ne oldukları ve nasıl kullanabilecekleri detay bilgisi ile sıralanıyor.

Reklamın etkisini, tüketicinin internette görmüş olduğu bir reklama tıklayarak bir e-kitap satın alabildiğini, bilgisayarına veya e-okuyucusuna indirip anında okumaya başlayabildiğini belirten yazar, internet reklamlarının konvansiyonel reklamlardan temel farklılıklarını şu 3 anahtar kanal ile ortaya koyuyor:

  1. İletişim
  2. İşlem
  3. Dağıtım.

“Hit”, “Tekil ziyaretçi”, “sayfa görüntülenme”, “CTR”, “CPM”, “CPC”, “CPL”, “PPC”, “PPS” gibi internet reklamcılığında sıklıkla kullanılan ve bazen kafa karıştıran pek çok terimin de ne olduğunu ve ne işe yaradığını açık bir dille açıklıyor.

Google’da, Bloglarda, Facebook ve Twitter başta olmak üzere sosyal ağlarda ve mobil ortamlardaki temel reklamcılık ilkelerini ve trendleri teknik bir dil kullanmadan, sade bir dil ile açıklayan Mestçi, video reklamlarında, e-mail ile reklamcılıkta ve bant reklamlarında nelere dikkat edilmesi gerektiğini bizlere tane tane anlatıyor.

Son olarak internette bir reklam kampanyası nasıl yapılır, hedefler, stratejiler nasıl belirlenir gibi konuları ele alan yazar, dünyadan ve ülkemizden çeşitli istatistiki bilgilerle kitabı noktalıyor.

Bir Sosyal Medya Danışmanının Anıları (sitemizdeki ilgili yazı için tıklayın) isimli kitaptan hatırladığımız Aytaç Mestçi’nin bu kitabını, internette reklamcılık alanlarında akademik çalışmalar yapan araştırmacılardan sektörde reklam vermeyi düşünen işletmecilere kadar herkesin okumasını tavsiye ederiz. Genel bilgiler ve fikir edinme açısından son derece ufuk açıcı bir kitap. Ayrıca, okullarında halkla iletişim, reklam veya sosyal medya kampanyası hazırlayan öğrenciler de mutlaka bu kitabı okumalı ve kitaptaki bilgileri çalışmalarına aktarmalı. Projelerinin ne kadar zenginleştiğine kendileri de inanamayacaklar.

“Birader, benim ekibim yok, bu işten de çok anlamıyorum ama internette reklamın olmazsa olmaz olduğunu da biliyorum, en acilinden ne yapabiliriz?” diyen abilerimize ablalarımıza tavsiyemiz, Adresgezgini.com‘a girmeleridir. Profesyonel bir ekip ile vereceğiniz reklamdan kuruşu kuruşuna kârlı çıkmak istiyorsanız -para vermek istemezsiniz elbette ama, hani bir ihtimal olurya biraz bu işe para harcayayım diyorsanız- bu şirket sizin için biçilmiş kaftan.

YouTube’da reklam vermenin püf noktaları, Facebook’ta reklam vermenin trickleri gibi nitelik arz eden konularda daha daha derine inen kitaplar ve çalışmalar mutlaka var. Onları da burada okudukça ve araştırdıkça vereceğiz inşAllah ama bizim vermemizi niye bekleyesiniz ki? MaşAllah herkesin elinde Aypon, yazın Google’a, girin İdefix’e, Kitapyurdu’na. Sizler bizlere tavsiye edin olmaz mı? İyi okumalar…

Kitabı satın almak için tıklayın.

İnternette Reklamcılık, Aytaç Mestçi, Pusula Yayıncılık, 2013

İnternette Reklamcılık, Aytaç Mestçi, Pusula Yayıncılık, 2013

Yayınevi’nin Tanıtım Bülteni:

Tanıtım ve Pazarlamanın Yeni Rekabet Alanı

Günümüzün tüketici krallığında fark edilebilir olamayan firmaların piyasada hiçbir şansı olmuyor. Bu rekabetin en yoğun yaşandığı yer ise internet. Aytaç Mestçi’nin de dediği gibi; artık internet hayatımızda değil, hayatımız internette. Artık dijital reklam ajansları müşterilerine en iyi ve geri dönüşü en yüksek olacak reklam kampanyalarını sunabilmek için internetteki tüm araçları kullanıyorlar. Bu kitap, tanıtım ve pazarlamanın yeni rekabet alanında hak ettiğiniz yeri alabilmenizi sağlayacak…

  • İnternet Reklam Maliyeti Hesaplama Yöntemleri
  • İnternette Reklam Çeşitleri
  • İnternet Reklam Ödeme Çeşitleri
  • Sosyal Ağ Reklamcılığı
  • Arama Motoru Reklamcılığı
  • Mobil Reklamcılık
  • Video Reklamcılığı
  • Geleceğin Reklamcılığı
  • Web Site Reklamcılığı ve Pazarlaması
  • E-Posta Reklamcılığı
  • Reklam Bandı Reklamcılığı
  • İnternette Kampanya Planlama ve Oluşturma
  • İnternette Reklam Hedefleme
  • E-Ticaret ve E-Pazarlama
  • Facebook Reklam
  • Twitter Reklam
  • E-Posta Pazarlama

* Upstream, & YouGov. (2012). 2012 Digital Advertising Attitude Report / The Consequences of Digital Ad Bombardment. London

 

 

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.