Öncelikle sizden şunu rica ediyorum: Yaratıcılığınıza inanıyorsanız, ve şu anda kulaklarınızda kulaklıklarınız varsa lütfen çıkarınız. Çünkü reklamcılığın yaşayan en kreatif efsanelerinden John Hegarty; ”eğer boş kaldığım zamanlarda ya da bir işi yaparken; bir tıkırtıyı, bir kadının kornaya basarken yaptığı hamleyi kaçırsaydım yeterince yaratıcı şeyler ortaya koyamazdım” diyor… Tüm duyularımızla ”hayata açık kalmak” şüphesiz yaratıcılığı besleyen en önemli şeylerden biri.

 

Tüm duyularınızla bendeyseniz, beni son derece heyecanlandıran bu kitaptan söz etmeye başlıyorum.

 

Yaratıcılık: Kuralları Boş Verin John Hegarty MediaCat Yayınları

Yaratıcılık: Kuralları Boş Verin John Hegarty

Media Cat yayınlarından çıkan bu muazzam kitabın yazarı John Hegarty; ‘’Reklamcılığın yaşayan efsanesi’’ ya da ‘’reklamcılığın babası’’ olarak anılıyor. ”Yaratıcılık: Kuralları Boşverin” isimli bu kitabındaysa ironik bir şekilde yaratıcılığın elli temel kuralından bahsediyormuş gibi görünse de , yazdıklarını bir ‘’kural’’ değil ‘’yol gösterici ip uçları’’ olarak nitelendirerek bu ironiyi yine kendisi kırıyor.
John Hegarty hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biri dediğim bu kitabında; yaratıcılığa ve yaratıcı sürece dair parlak, esprili ve kışkırtıcı bakış açısını tüm meraklı ve yaratıcı fikir işçilerine sunuyor. Okurken zaman zaman kendinizi John Hegarty’le benzer düşünürken bulacaksınız fakat dünyanın en kreatif insanlarından biriyle aynı fikirde dahi olsanız yine de rehavete kapılmayın, çünkü esas olan; farklı olmak. Başka bir tabirle ”mor inek” olmak…

 

Orjinalliğin ve benzersizliğin övgüsünü çok duyduk bu zamana kadar, fakat Hegarty; orjinalliğin kaynakların belirsizliğine bağlı olduğunu söyleyerek devam ediyor ipuçlarını vermeye. Yani orijinal diye bir şey yoktur, ‘’tazelik’’ vardır diyor. Nasıl mı? Fikirler başka fikirlerden ödünç alır, birleştirir ve bazen onları yıkar. Yani bir bakıma yapılandırma süreci geçirtiriz ürettiğimiz şeylere. Şimdi herkes kendini ‘’esaskız ‘’ ya da ‘’esasoğlan’’ gördüğü alandan usulca indirsin. Bu yalnızca bir ‘’kibirliliktir’’ diyor duayen  Hegarty, ona içtenlikle katıldığım bu bölümünde.

''Orjinallik; kaynaklarınızın belirsizliğine bağlıdır.''

”Orjinallik; kaynaklarınızın belirsizliğine bağlıdır.”

 

Yazar’a göre her insan yaratıcı fakat pek azı yaratıcılığından yaşamını kazanacak kadar şanslı. Muazzam bir tespit değil mi sizce de? Peki nedir tüm insanlarda mevcut ‘’nur’’ olan yaratıcılıktan bazı insanların yaşamını kazanmasını sağlayan şansları?
Cesaret mi?
Hayır…
Daha çok yaratıcılık mı?
Hayır…


Kocaman harflerle K O R K U S U Z L U K diye cevaplıyor yazar, kendisinin de bunu çok zaman sonra anladığını itiraf ederek.
Başarısızlığın ağır döngüsüne fazlasıyla kapılmamak, ”aptal” duruma düşmekten korkmamak diye ekliyor. Kendisini haklı çıkaran bu düşüncesi için bakınız: Le’vis’ın beyaz koyun sürüsü içindeki bir siyah koyunla, siyah kot pantolonu simgeleyen reklamı. Başta burun kıvrılan reklamcının bu bu reklamı sanılanın aksine çok tutuyor ve Le’vis’in satışlarını katlayarak artırıyor. Reklamın sloganı ise; ‘’Dünya zik çiziyorsa siz zak çizin…’’4-levis_black-sheep1
Facebook’un oluşum sürecini ve Mark Zuckerberg’un hayatının yaratıcılık evresini anlatan ”Social Network” filmini izleyenleriniz hatırlayacaklardır: Mark Zuckerberg Harward’lı öğrencilerin bilgilerini ve resimlerini içeren okulun sitesinden kuracağı site için gerekli bilgileri ve resimleri izinsiz almıştır. Etik bulursunuz ya da bulmazsınız Zuckerberg bunu yaptığı için asla pişman değildir. Nihayetinde bilgileri izinsiz aldığı için kurduğu ilk site de kapatılır zaten, müsterih olun. Fakat Zuckerberg eğer kurallara harfiyen uyan bir genç olsaydı şu an ne Facebook olacaktı ne de kendisi dünyanın en genç zenginlerinden biri…

''Sosyal Ağ''/ David Fincher

”Sosyal Ağ”/ David Fincher

Dahi yazar Hegarty deneyimlerini karikatürlerle desteklediği ve esprili diliyle sıraladığı öğütlerinde öfkelenmemizi, ve öfkemizi en güzel şekilde aktarmamızın yaratıcılığı besleyeceğini söylüyor. Öfkelenmeyi tatlı hale getirirseniz bunun adı; heyheylenmek olur ve bundan kimseye bir zarar gelmez fikrimce. Hani öyle piyasada balık istifi gibi yığılan kişisel gelişim kitaplarının salık verdiği gibi öfkenizden arınmanızı ve hepimizin ‘’minnoş’’ insanlar haline gelmesini istemiyor. Heyheylenince de güzel olduğunuzu söylüyor. Bu durumun yaratıcı insanı besleyeceğine inanıyor. Beni en çok mest eden bölümlerden biri de buydu. Hadi hep birlikte; heyheylenelin!

 

      Game of Trones sezonu gibi tek seferde on bölüm izlemelik bir kitap bu, akıp gidiyor sayfalar… Yazar basit düşünmenin ve az söz söyleyebilmenin önemine olan inancını desteklercesine bu güzel kitabı tadını damağınızda bırakarak yüz yirmi sayfada tamamlamış. Eğer yaratıcılığınıza inanıyorsanız ve birgün yaratıcılığınızdan hayatınızı kazanmak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız diye sırnırlandırmak istemiyorum. Nasıl bir Küçük Prens’i çocuk, orta yaşlı ya da yaşlı demeden hepimiz okuyoruz deha zat’ın bu kitabını da yolu kitaplardan geçen herkes okumalı. Hak verirsiniz; yaratıcılık yalnızca işimiz için değil yaşantımızın her alanında gerekli…
Son olarak bir müjde;  Hegarty kapalı ve soğuk havaların fikir geliştirmek için en uygun zamanlar olduğunu söylüyor. Hatta Hollywood’un ona göre gerçekten kötü filmler yapmasının sebebi havasının çok güzel olmasından kaynaklanıyor, buna karşılık Londra’nın dünyanın en yaratıcı merkezlerinden biri olması da yine havasına bağlı. O halde İçinde bulunduğumuz ayların ‘’uzun süreli deha patlamalarına’’ yol açması dileğiyle. 🙂
Siz bu satırları okurken ben okumak için heyecanlandığım John Hegarty’nin bir başka kitabı; ’’ Reklam: Zekayı Sihre Dönüştürmek’’ adlı kitabını okuyor olacağım. Muhabbetle.

 


Kitap Arka Kapak Bülteni

Yaratıcılık, bir meslek değil uğraştır. Dünyayı keşfeder, algılar ve tanımlar. Kendimizi görmemizi sağlar ve bizi eğlendirir.

Peki Yaratıcılığı esinleyen ve sürdüren nedir?

Dünyanın en büyük reklam yaratıcılarından John Hegarty, yaratıcılığa ve yaratıcı sürece dair, 50 esprili, parlak ve kışkırtıcı bakış açısını bu kitapta sunuyor.

Hepimiz yaratıcıyız. Fakat sadece pek azımız yaşamını yaratıcılıktan kazanabilecek denli şanslı.

Siz de bu şanslı azınlığın içinde yer almak ister misiniz?


Kitap Künyesi 

MediaCat Yayınları

Aralık 2014, 2. Baskı

Kitabı buradan satın almak için: tık

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.