joaquin-phoenix-scarlett-johansson-her-film1

O,sesinizi daima aklında tutan, siz leb demeden leblebiyi anlayan, yeri geldiğinde iyi bir sırdaş bile olabilen, ” Eşime bu akşam toplantıda olduğumu söylesene. Ya tamam, gerçeği biliyorsun anladık, tut çeneni anlatma sakın!” diyebileceğiniz, yardım ve yataklıktan kankanız; Siri !

Yaz bakalım Siri, iki yüz kilo çimento!

İşin şakası bir yana, dün Shiftdelete’in paylaştığı haberde “Türkçe Siri, Artık Daha Akıllı ” yazıyordu. İlk olarak iOS 5 ile birlikte iPhone 4s’in bir özelliği olarak kullanıcılara sunulan Siri, her geçen yıl gelişimini sürdürse de, ülkemizde Türkçe desteği kazanmak için 2015 yılını beklemişti. 23 Şubat tarihinde de iOS 8.3 Beta 2 ile birlikte Türkçe olarak karşımıza çıkmıştı. Tabi biz de aklımıza takılan tüm absürt soruları kendisine sorarak, sanal uygulamalara olan ilgi ve alakamızı kendi çapımızda göstermeye çalışmıştık. O da aşırı proaktif olduğu için, tıpkı bir kadın gibi, esas cevabı bulana kadar bize bir dizi soru sorup, “madem öyle işte böyle ” dercesine intikam almıştı. Ama severiz yani birbirimizi, biz böyle anlaşıyoruz.

Peki konuyu daha fazla dağıtmayalım. Türkçe Siri’nin yeni özelliklerinden kısaca bahsetmek gerekirse, artık iOS 9’daki Spotlight arama kısmına girdiğimizde bir anda karşımıza çıkan Yakındaki bölümü daha kullanılabilir halde. Önceden restoran, benzin istasyonu gibi yerleri sorduğumuzda iOS 9 ‘da olduğu halde yakınlardaki mekanlar hakkında bilgi verme özelliği ülkemizde yoktu. Ama o da artık var.

Farkında mısınız, kendisine eklenen her yeni özellikle biraz daha samimi oluyoruz Siri’yle? Ya bir zaman sonra Iphone işi iyice abartıp bizi filmin içindeymiş gibi Siri’yle aramızda daha yakın bağlar kurmaya çalışırsa? Uydurmuyorum. Baksanıza, şu yönetmenliğini Spike Jonze’ın yaptığı, 2013 yapımı ” The Her ” filmi de aynı olayı anlatıyor.

Adamımız Theodore, eşinden boşanmış ve hayatını el yazımı mektupları yazarak kazanıyor. Ve tüm işlerin bilgisayar programlarına komutlar verilip halledildiği bir zaman dilimi. Derken bir gün Teodore, bir reklamla karşılaşıyor. Ve bu teknolojik reklamın etkisiyle bir işletim sistemi satın almaya karar veriyor. Adı Samantha olan bu işletim sistemi, zamanla dünya, hayat ve aşk gibi konuları sorgulamaya başlıyor. (Hollywood’un robotlu film klişesidir aslında.) Samantha ile aralarında ilginç bir ilişki gelişiyor. Olayın 5N1K kısmı için fragmanı şuraya bırakıyorum.

Senaryo ne kadar tanıdık, değil mi? Değil mi? İyi,peki, yakında göreceğiz.

Yazar Hakkında

Ailesiyle girdiği en ufak münakaşada "Sen bizle anlasamıyon,halkla nasıl ilişki kuracan!" cümlesini duyan ve her duyduğunda etrafına adeta, annesinin akşama solucan yerine karnıyarık getirdiğini gören bir leyleğin şaşkınlığıyla bakan, bir garip PR'cı. Ha bir de not: Asansörü çağırıp beni aşağıda bilmem kaç saat bekletenleri hiç sevmem, lütfen!

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.